Liderlik Serisi-3

Hatırlarsanız bir önceki yazımızda “Çalışmakta zorlandığımız lider profilleri nelerdir?” sorusunun detaylarını yazmaya başlamıştık. Yazımızın bu serisinde kalan diğer profilleri anlatmaya devam edeceğiz.

Öncelikle gelin tekrar bir çalışmakta zorlandığımız 6 lider profillerini hatırlayalım.

  • Sabit fikirli ve iletişim kurmayan/kuramayan,
  • Geri bildirim vermeyen veya veremeyen,
  • Takdir ve teşekkür etmeyen,
  • Anlayış ve empati göstermeyen
  • Gücünü kendisinden değil masasından alan liderler,
  • Eşit ve adil davranmayan

Takdir Ve Teşekkür Etmeyen Liderler:

Bir ICF Coach öğrencisi olarak, en son 24 Ocak’ta katıldığım eğitimde “takdir etme ve edilme” konusunda konuşmuştuk. Değerli hocamız Kutsal Köse‘nin tahtaya çizdiği bir tabloyu sizinle paylaşmak ve biraz bahsetmek istiyorum.

Sahip olduklarımız; bu alan daha çok dış görüntü veya görsel bir kısmı temsil ediyor. Örneğin; “Kişiye saçın ne kadar güzel olmuş” veya “Bu kazak sana çok yakışmış” dediğimizde yaptığımız takdir aslında.

Başarılarımız; Daha çok iş çıktılarımız ve performansımız ile ilgili aldığımız takdirlerin derecesini simgeliyor. Örneğin; “Hazırladığın dosya çok başarılı olmuş, eline sağlık” gibi..

Öz ise; karakteristik özelliklerimiz yani bizim yetkinliklerimize dair yapılan iltifatlar alanını temsil ediyor. Örneğin; “Yeni bir proje geldiğinde gösterdiğin yaklaşım nedeniyle ne kadar değişime açık olduğunu gösterdin, teşekkür ederim.” gibi.

İnsanın en çok tatmin duygusunu yaşadığı alan Öz alanı. Biz daha beraber çalıştığımız iş arkadaşlarımızın başarısını, ekip arkadaşlarımıza performansı veya yetkinlikleri ile ilgili bir teşekkür etmeyi veya takdir etmeyi ego haline getiriyoruz. Bu alan bence kesinlikle bizim gelişim alanlarımızın başında geliyor. Gerçekten en son birini çıkarsız veya ezbersizce ne zaman takdir ettiniz?

Ne zaman ki değer yapımızı ve takdir etmeyi öğreneceğiz bence birçok şey hayatımızda gerçekten değişecek. Bunu direkt Liderlikle bağlamak yanlış olacak belki ancak yaptığınız işi sıradanlaştıran, takdir etmeyi “İş çıktısından memnun olduğumu, beğendiğimi belli etmeyeyim ki şımarmasın” mantığından uzak kişilerle çalışacağız işte o zaman gerçek performans ortaya çıkacaktır.

Anlayış Ve Empati Göstermeyen Liderler:

“İnsanların söylediklerini unutacağını, yaptıklarını unutacağını, ancak başkalarının kendilerini nasıl hissettirdiğini asla unutamayacaklarını öğrendim” Maya Angelou

Bence en zor olan kısımlardan biri empatik olmak, Çünkü bu özellik her liderde bulunmuyor. Hatırlarsanız “Lider Doğulur mu? Lider Olunur mu?” yazımda duygusal zekanın öneminden bahsetmiştim. Aslında empati de bir çeşit duygusal zeka belirtilerinden biridir.

Çalıştığınız veya yönettiğiniz ekip içerisinde ihtiyaca yönelik karşınızdakine empati kuramıyorsanız, yönetsel anlamda ciddi bir sorun yaşamasanız da kendinizi çalışan memnuniyetsizliği ile paralel ilerleyen bir sürecin içerisinde bulabilirsiniz. Örneğin; Çalışanınızın izin ihtiyacı olabilir ve bunu sizinle uygun bir şekilde konuşmasına ve elzem bir ihtiyacı olmasına rağmen kendi performansınızı düşünüp inisiyatif kullanmıyorsanız empati kurma ile ilgili ciddi bir probleminiz olabilir. Bir süre sonra bu durum o çalışanınız ile aranızda uzun bir uçurum oluşturabilir. Bu arada bu örnekten lütfen şunu çıkartmayalım her izin karşılanmalıdır 🙂

Sadece karşınızdaki kişiyi anlamaya çalışmak, etkin dinlemek ve çözüm üretmek yeterlidir. Bazen sonucu pozitif olmasa da bunu hissettirebilmek gerekiyor.

Gücünü Kendisinden Değil, Masasından Alan Liderler:

2006 senesinde ilk Takım Lideri olduğumda bu cümlenin derinliğini ve ne anlama geldiğini anlayamamıştım. Sanırım bunu tecrübe ettikçe ve deneyimleyerek daha iyi anlıyorsunuz. Tecrübesiz ve yeni bir lider olabilirsiniz, bu duyguyu daha önce yaşayan biri olarak çok net söyleyebilirim ki; Bu cümlenin altında yatan duygu aslında korku ve özgüven eksikliği.

Gözlemlerime göre; Karşınızdaki kişiye özellikle de iletişim kurmakta zorlandığınız bir profil ise liderlik şapkasını düşürüp (daha çok ekibin tarafından kabullenilmeme korkusu) arkadaşlık şapkası giyiliyor. Bu noktada yönetsel sıkıntılar baş göstermeye başlamaktadır. Ekip içerisinde iletişim dengesinin bozulması, hayır diyememe gibi sorunlar bunun örnekleri diyebiliriz.

Bir diğer versiyonu ise bu durumun tam tersi olarak karşımıza çıkmaktadır. Lider karşısındaki kişiyi yönetmekte zorlanıyorsa, agresif bir tutumla, otorite kurmak adına pozisyonunu ön plana çıkartabiliyor. İşte bu noktada masasından güç alıyor. Bunu daha ileri boyuta taşıyan örnekleri de biliyorum maalesef 🙁 Sorgulayan veya ikna harcanması gereken bir ekip üyeniz varsa işte o noktada daha sert bir yaklaşım ile sindirmek veya iletişimden kaçınmak örnekler arasında sayabiliriz.

Eşit Ve Adil Davranmayan Liderler:

Ekibinizde yer alan takım üyelerinden hepsine profil tiplerine göre farklı davranabilirsiniz bunun adı eşitsizlik değildir ancak aynı durum karşısında şartlar aynı olmasına rağmen farklı kararlar alıyorsanız işte o zaman adil değilsiniz demektir. Örneğin; Standart bir şirket kuralınızı kişiye özel esnetemezsiniz, esnetmemelisiniz.

Yada bunu daha basit ve farklı bir örnekle daha açıklayalım. Bazen adil olmamak sadece davranışsal olmayabilir eğer bir lider yada yönetici olarak ekibinizdeki herkese aynı iletişim mesafesinde değilseniz buda sorun yaratabilir. Buradaki iletişimsizliği örneklendirecek olursak; Sabah geldiğinizde ekibinizdeki 5 kişiye güler yüzle “günaydın” dedikten sonra kalan diğer ekip üyelerinize selam bile vermeden günü tamamlıyorsanız buda iletişim eşitsizliğidir.

Günün sonunda; bu yazıyı okuduğunuzda farkında olmadan yaptığınız bir hareket aklınıza geliyorsa yada verdiğim örneklerle önlemlerinizi şimdiden almanıza neden olduysam yazım amacına ulaşmış demektir. 🙂

Tüm Liderlere ve geleceğin liderlerine selam olsun..

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.