Türkiye’nin sanki daha keşfedilmemiş ama bir yandan da her baharda ziyaretçi akınına uğrayan cennetin ön gösterimi tadında bir yer Yedigöller..
Bolu’nun meşhur Abant gölünün gölgesinde kalmayı reddeden “Yedigöller”; Seyahat etmeyi seven, sonbaharda kamp yapmayı hobi edinen, sakinlik ve dinginlikten hoşlanan ve aynı zamanda sarının kırmızıya geçişine tanık olmaktan keyif alan insanların uğrak yeridir.
Yedigöller adından da belli olduğu üzere 7 farklı gölü içinde barındıran, mutlaka görülmesi gereken yerler arasında ilk 5’e giren doğa harikasıdır. Sazlıgöl, İncegöl, Büyükgöl, Küçükgöl, Deringöl ve Seringöl gibi 7 heyelan gölünden oluşmaktadır. İçlerinden en büyük olanı adından da anlaşıldığı gibi Büyükgöl‘dür. Deringöl ise belli bir alanı ile Büyükgöl’e bağlanmaktadır. İçlerinden en geniş olan göl ise Nazlıgöl‘dür.
Öncelikle Yedigöller’e giden yolun inanılmaz virajlı olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Dağın tepesine tırmanırken yol çok dar ve kavisli, aynı zamanda da yolun asfalt olmaması bu yolculuğu daha da zorlaştırıyor. Aracınızın bakımını yaptırmadan ve yakıt kontrolü yapmadan gitmenizi tavsiye etmiyorum. Yedigöller yolu boyunca benzin istasyonu bulamazsınız ancak Mengen yolundan ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz.
Yedigöller’e çıkana kadar tırmandığınız patika yolda renk cümbüşüne hazır olun, gözlerinize büyük bir ziyafet çekeceksiniz. Sarı, kırmızı, yeşil ve toprak renklerindeki yaprakların içerisinde kaybolmak, Sık ve büyük ağaçlardan oluşan denizine dalmak, yol boyunca akan nehir’in sesi ile boyutsal bir yolculuğa çıkmak kaçınılmaz. Lütfen aracınızı kullanırken dikkatli olun 🙂

Yedigöller’e sabah erken saatlerde gitmeniz size avantaj sağlayacaktır çünkü özellikle hafta sonu çok kalabalık oluyor ve aracınızı park etmekte zorlanabilirsiniz. Yedi göllere girdiğinizde Büyükgöl ve Deringöl etrafında otopark bulabilirsiniz ancak yol boyunca göl kenarlarına da park edebilirsiniz. Lütfen park ettiğiniz yerde bir camping severi rahatsız etmediğinizden emin olun 🙂 Benim size tavsiyem yolun en yukarısına park etmeyn çünkü aşağıya doğru indiğiniz o yolu tekrar aracınıza binmek için tırmanacaksınız ve yol dönüş zamanı inanılmaz kalabalık oluyor ve zaman kaybı yaşıyorsunuz.

Yedigölleri gezerken, muhteşem göl manzarasına karşı Büyükgöl kenarında bulunan cafe’de türk kahvesi içmeyi atlamayın. Fiyatları oldukça uygun ve lezzeti ise güzeldi. Lavabolar konusunda da keşke bu yorumu yapabilseydim. Ziyaretçi sayısının fazla olmasından dolayı mı bilmiyorum ama tuvaletler rezalet ve çok pis maalesef 🙁
Deringöl’ün ilerisinde, yukarıya doğru tırmanmanızı gerektiren, şelaleyi görmeden gitmemelisiniz. Tabii tırmanmaktan hoşlanıyorsanız eğer:) Çünkü bu yolculuk oldukça yorucu.. En tepeye tırmandığınızda dilek çeşmesinde su içebilirsiniz. Suyun serinliğini

Yedigöller’de konaklamak için; camp
Yedigöllere özellikle sonbahar ve ilkbahar’da gitmenizi öneriyorum. Hayatınız , gezilmesi ve görülmesi gereken yerler içerisinde ilk 3’ü zorlayacak güzellikle Yedigöller..
Şimdiden iyi tatiller..









Harika 👏🏻👏🏻
Çok teşekkürler 🙏
Cennet vatanımızın her bir noktası ayrı güzelliklerle dolu.🤗 Yedi göller manzarası harika Handan Hanım.bu sahane manzarinin karşısında inşallah bende kahve içerek bu eşsiz manzaranin doya doya tadını cikartirim.cok teşekkür ederim🤗