Hoşlanmasak da Beraberiz!

İş yerinizde her çalıştığınız kişiyi sevmek zorunda değilsiniz. Herkesin yönetmekte zorlandığı ve hoşlanmadığı çalışanı olmuştur. Hatta biraz daha ileri gidersek sizi çıldırtan kişiler olmadı mı?

Herkesin “eveeeet” dediğini duyar gibiyim:)

Önemli olan bu kişinin davranışları ile ilgili karnınıza sancılar girmeden nasıl geri bildirim verebilirsiniz? Belki de konuşmaktan bile keyif almadığınız birine karşı nasıl adil olabileceksiniz? yada ekibinizdeki herkese aynı şekilde davranmanız gerektiğini öğrenmeli misiniz?

Peki bu konuda profesyoneller ve organizasyonel psikologlar neler diyorlar?

Örgütsel davranış profesörü olan Robert Sutton’a göre,  “İnsanları sevmenizi sağlayan şeylerden oluşan bir liste ve bir grubu etkili kılan şeylerden oluşan ayrı bir liste var. Bu iki listede yer alan maddeler birbirinden çok farklı.” ve psikolog Ben Dattner’ e göre de “Organizasyonel başarıda gerekli olan unsur birbirinden hoşlanan insanlar değildir” diyor.

Özetle ekibinizdeki çalışanların hepsini sevmeniz veya aynı şeylerden hoşlanan profilleri toplamanız sizi performans anlamında başarıya götürmeyecektir. Rengini Seç yazımda çalışan profillerinden bahsetmiştim. düşünsenize ekibinizdeki tüm çalışanlarınızın panter yada tavus kuşu profilinde olduğunu:) Tabii bir çalışanınızdan da ciddi şekilde hoşlanmamanızın da riskleri de yok değil. Söylediği her söz size batacağı için adil davranamayabilir, onu doğru yönlendiremeyebilir ve verimli çalıştıramayabilirsiniz.

Hoşlanmadığınız Birini Nasıl Yönetirsiniz?

Her zaman çevremizde anlaşmakta zorlandığımız ama bir arada çalışmak zorunda olduğumuz insanlar olabilir. Genel olarak ilk olarak başvurduğumuz yöntem hoşlanmadığımız kişilerden kaçmaktır ama ofis ortamında bunu yapmak çok da kolay değildir. Yanınızda oturan iş arkadaşınızı veya yönettiğiniz ekipteki çalışanınızı ortadan yok etmeden bu durumla baş edebilmeniz için size 6 etkili yöntem sunacağım.

1. Ön yargılarınızı bir kenara bırakın!

Çalışanınıza karşı hisleriniz çok pozitif olmayabilir ancak onunla ilgili kariyer, terfi, maaş vb bir karar aşamasında kendinize “Diğer insanlar için kullandığım standartların aynılarını mı kullanıyorum?” sorusunu sorduğunuz zaman verdiğiniz cevap kritik önem taşıyor. Eğer bu soruya verdiğiniz cevabın adil olduğunu düşünüyorsanız sorun yok ancak dürüst olarak verdiğiniz cevapta sizi rahatsız eden noktalar varsa o zaman bu konuda destek alabilirsiniz. Nasıl mı? Aldığınız kararın adil olduğunu anlamak için farklı bir yönetici arkadaşınızdan geri bildirim isteyebilirsiniz. (Tabii bu kişi en yakın arkadaşınız olmasın:)) Bu çalışanınızın daha önce çalıştığı bir yönetici olabilir

2. Duruma farklı bir bakış açısıyla yaklaşın! Kendinize gri alan yaratın.

Robert Sutton’a göre “Performans açısından bakıldığında, yönettiğiniz birini çok sevmek sevmemekten daha problemli bir durum olabilir. Farklı bakış açılarına sahip olan ve tartışmaktan korkmayan insanlara ihtiyacınız var” diyor. Genellikle çok sevdiğiniz çalışanlarınız size her zaman nazik ve güzel şeyler söyleyen ve sizin sözünüzden çıkmayan kişiler olur ve kötü haberleri size söylemezler. Sürekli sizi pohpohlayıp dururlar 🙂 Oysa ki sizinle tartışmaktan korkmayan ve farklı bakış açıları ile eleştiren kişiler, sizi daha başarılı olmanız için teşvik ederek ekibin performansını arttıran kişiler olabilir. Yeter ki olaya nasıl bakmak istediğinizi seçin.

3. Poker face olun 🙂

Şunu unutmayın. Sakin ve ortama uyumlu kalmak, o kişileri desteklediğiniz anlamına gelmez. Bu nedenle poker face olmayı öğrenmelisiniz. Çalışanınıza karşı hisleriniz ne yönde olursa olsun; Adil, tarafsız, sakin olma yükümlülüğü sizde. Kişilere karşı daha soft ve yumuşak olabilirsiniz ve böylece onların sinirlendiren yönleri sizi etkilemez.

4. Kişisel algılamayın ve Pozitif yanından yaklaşın.

İletişim halinde olduğunuz herkesi sevmek zorunda değilsiniz tabii herkes de sizi sevmek zorunda değil 🙂 Herkesi sevmemeniz ne sizi kötü biri yapar ne de onları çok kötü insanlar yapar. İnsanların olaylara karşı verdikleri tepkiler aslında kendileriyle ilgilidir. Verilen tepki ve tutumlar size gibi görünse de aslında pek de öyle değildir. O nedenle o kişide sevdiğiniz şeyi bulmaya çalışın ve buna odaklanın. En iyi seçeneği düşünün, hangi konuda iyilerse ona odaklanın ve ekibe nasıl katkıda bulunabileceklerine bakmaya çalışın. Ekip içerisindeki o kişiyle sorun yaşamanız onun başarılı olduğu beceri ile ekibe daha fazla fayda sağlamayacağı anlamına gelmez.

5. Kendi hislerinize ve düşüncelerinizi dinleyin!

Birisiyle yaşadığınız bir tartışmanın tek sorumlusu karşı taraf olabilir mi? Yada tek sebebi siz olabilir misiniz? Aslında bir çok etken vardır. Karşınızdaki kişinin sizi ne derece rahatsız ettiğini düşünmek yerine neden bu şekilde tepki verdiğinize odaklanın. Neye odaklanırsanız onu büyütürsünüz unutmayın!

Kendinize bu tepki ve tutumları sergilemeden önce sormanız gereken temel bazı sorular olmalı:

  1. Problem kişinin kendisinden mi yoksa bana hatırlattığı birinden mi kaynaklanıyor? Örneğin; Kişinin tepkileri ve davranışları size otoriter bir baba, sabit fikirli bir anne veya sabit fikirli bir arkadaşınızı mı hatırlatıyor?
  2. Karşımdaki gibi biri olmaktan mı korkuyorum? Örneğin; Astınız sürekli eleştiren birisi ise sizde onun gibi olmaktan korktuğunuz için daha sert tepkiler veriyor olabilir misiniz?
  3. Hoşlanmadığım bu kişi sorun yaşadığım bir grubun üyesi mi? Örneğin; Ezeli rakibiniz olan koyu bir x takımının taraftarı olabilir mi?

Duygularınızı tanımlayabilirseniz %50 oranında onların sizin üzerinizdeki etkisini de azaltmış oluyorsunuz. Unutmayın birini değiştirmektense bakış açınızı değiştirin!

6. Ortak ilgi alanı yaratmaya çalışın:)

Birlikte çalışabileceğiniz projelerde sorumluluklar alın. Bu size zor gelebilir ancak birlikte çalışmak, o kişiyi daha yakından tanımanızı ve empati kurmanıza yardımcı olacaktır. Ayrıca, kişiyi yakından tanıdıkça sizi rahatsız eden davranışlarının sebebini görebilirsiniz. Bazen sorunu çözmek için sorunun kaynağına inmek gerekir 🙂 Bazen görevlerde işbirliği yapmak insanlar arasındaki ilişkiyi kuvvetlendirebilir. Ekip içerisinde onları görevlendirin ya da yeni bir proje geldiğinde sorumlu olmalarını isteyin. En önemlisi, ön yargılı olmamayı unutmayın!

Yukarıda saydığım tüm maddeler üzerinde çalıştınız fakat karşınızdaki kişi hiç bir adım atmadan aynı tepkileri ve tutumu sergiliyorsa eğer belki de artık açık sözlü olmanın zamanı gelmiştir. “Sen ….. yaptıkça ben ….. hissediyorum.” tadında duygularınızı net olarak paylaşın ve sizi neyin rahatsız ettiğini söyleyin. Belki de çözüm, ona net geri bildirimler vermek ve ne olduğunu söylemektir.

Sevgiler,

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.