İletişimdeki Zehirler: Mahşer’in dört atlısı

Hepimiz iletişim halinde olduğumuz kişilerle zaman zaman çatışma yaşayabiliyoruz. Bu yazımda iletişimde yaşadığımız temel sorunları, zehirli iletişim cümlelerini ve yaklaşımlarını yazmak istedim.

Kurumsal hayatta 15 yıllık tecrübemden yola çıkarak konuyu özel hayatımızdan değil de iş hayatında yaşanılan iletişim sorunlarından örnek vererek yazıma devam etmek istedim. Aslında bu zehirli iletişimi hayatımızın her alanında yaşıyoruz. Özellikle ikili ilişkilerde, özel hayatımızda vb.

Psikolog John Gottman, sağlıklı iletişimi bitiren bu zehirli davranış şeklini Mahşerin Dört Atlısı’na benzetiyor. Mahşehir’in dört atlısı; İncil’de kıyamet öncesi ortaya çıkacak olan ve dünyanın sonunun geleceğini işaret eder. Bu dört atlı; “Saldırı”, “Savaş”, “Ölüm” ve “Kıtlık” dır.

Liderlik’te en önemli yetkinliklerden biri iletişim ve ilişki yönetimidir. Bir liderin iletişim ve ilişki yönetim becerisi ne kadar iyi olursa bu yönünü ne kadar geliştirirse ekip yönetiminde bir o kadar avantaj elde eder ve pozitif etkilerini görür. Bu dört atlıyı iş hayatı, ilişkiler ve iletişimi olumsuz etkileyen dört davranış şekline benzetecek olursak aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.

1. SALDIRI: İletişimdeki zehirli davranışlarından biri olan “SUÇLAMA” olarak karşımıza çıkar. Beraber çalıştığımız kişilerle ilgili hepimiz zaman zaman eleştiride bulunabiliriz, söylenebiliriz 🙂 Suçlamayı eleştirmek veya söylenmekle karıştırmamak gerekir. Çünkü bir konuda yakınmak/söylenmek bir eylemle ilgilidir. Suçlamak ise kişiye yöneliktir. Buradaki eleştiri kişiye, onun karakterine yöneliktir. Eleştirel suçlamanın panzehiri yani bu zehirden kurtulmanın yolu; karşımızdaki kişiye değil davranışa odaklanmaktır. Örneğin; “Hiçbir ekip organizasyonuna katılmıyorsun, çok asosyalsin.” yerine “Genellikle ekip organizasyonlarına katılmadığını farkettim, katılım göstermemenin özel bir nedeni var mı?” cümlesini tercih edebiliriz. Nihayetinde yargılamadan durumu anlamaya çalışmak, problemi çözmeye odaklanmaktan geçiyor. Bu da iletişimi sağlıklı şekilde yürümesini sağlayan bir yaklaşım ve bakış açısıdır.

2. SAVAŞ: Savaşın diğer bir tarafı saldırı olduğu kadar savunmadan oluşur. Aslında iletişimdeki diğer zehirli davranıştan biri de “SAVUNMA” dır. Çünkü size karşı bir eleştiri geldiğinde doğal olarak kendimizi savunmaya geçeriz ancak bu durum ortadaki yaşanılan çatışmayı çözmez tam tersine problem çözümünden uzaklaştırır. “Bu durum benim suçum değil” değil diyerek aslında çözümden daha da uzaklaşıyoruz. Bu iletişim zehrinin panzehiri ise sorumluluk almak ve ben dilini kullanarak kendimizi, duygularımızı karşı tarafa doğru aktarabilmektir. Örneğin; “Senden istediğim dosyayı zamanında göndermediğin için toplantıda zor durumda kaldım” yerine”Dosyanın gönderim saatinin önemini sana belirtmeliydim ve hatta sana bunu hatırlatmalıydım” şeklinde sorumluluk alarak bir yaklaşım bu iletişimi daha sağlıklı yapar.

3. KITLIK: İletişimin sağlıklı olmadığı; bir tarafın suçlayayıcı bir tarafın ise savunmaya geçtiği bir çatışma da bir süre sonra taraflardan biri iletişimi keser ve “DUVAR ÖRER“. Bu durum ise kıtlık olarak adlandırılabilir. Genellikle içe dönük bir profil daha meyilli ve öncelikle bunu yapabilir. Kişilik profillerinden Yunus karakteri olarak nitelendirebiliriz.(“Rengini seç” yazımda profilleri daha detaylı paylaşmıştım, ulaşabilirsiniz.) Bir çatışma ortamında özellikle ekip üyeleri buna şahit olursa iletişimi kesebilirler. Bu tarz durumlarda biraz sakinleşmek ve kendimize bir alan yaratmalıyız. Aslında olumlu bir adım olarak gözüken iletişimde duvar örmek çok risklidir. Çalışanınızı tamamen kaybedebilirsiniz. Çünkü kişi artık sizinle mecbur kalmadıkça iletişime geçmek istemez ve ekibinizdeki performansı yüksek bir çalışanı kaybedebilirsiniz.

4. ÖLÜM: Mahşerin dört atlısının en kötüsü, iletişimin en güçlü ve tehlikeli zehirlerinden birini temsil ediyor: “ALAYCILIK/KİBİR” Bunu genellikle kurumsal hayatta şakalaşıyoruz maskesi ile alay ederek, kinaye yaparak ve iğneleyerek yaparız. Mesela; “Bir gün işe zamanında gel dişimi kırıcam” tarzı bir yaklaşım aslında altında bir davranışla ilgili rahatsızlığı barındırsa da şakayla karışık kişiyi rencide etmektedir. Küçük görme iletişimde ortamı zehirleyen ve kirleten bir davranıştır. Kurumsal hayatta genelde mimiklerle ve tavırlarla gizli mesajla iletilmeye çalışılır. Bu iletişim zehrinin panzehiri ise; Saygı ve hoşgörülü davranmaktır. Maalesef diğer iletişim davranışları ile ilgili aksiyon almak daha hızlı ve kolay olurken bu iletişimsizlik davranışını değiştirmek çok zordur.

Farkında olmadan veya istemeden de olsa herkes bu zehirli iletişim uzağına düşüyor. Hepimiz çatışmalar yaşıyoruz. Önemli olan yukarıda bilgileri öğrenip bundan sonrasında ne yapacağız? Genellikle bu dört iletişim zehrini korktuğumuz zaman, güvensizlik hissettiğimizde ve öfkelendiğimiz zaman yaymaya başlıyoruz. Bu zehirlerden arınmak için;

  • Bu dört zehrin fakına varmak, kendimizi gözlemlemek ve farkettiğimiz an bu durumdan çıkmak. Bu dört zehirden uzak durmaya çalışmak.
  • Rahatsız olduğunuz bir durumda geri bildirim verirken suçlayıcı duruma girmeden yargılamadan, …. davrandın. Bu davranışın beni ….. hissettirdi. Senden bundan sonrasında ….. şeklinde davranmanı bekliyorum şeklinde bir yaklaşım ile iletişim kurmalıyız. Ben dili önemli!
  • Ön yargılardan uzak durmak ve iyi bir dinleyici olmak.
  • Psikolog John Gottman’a göre “İletişimde bu atlılardan biri ortaya çıkarsa durumu pozitife çevirmek için en az 5 olumlu davranış gerekir” diyor. Saygı ve takdir ilişkinin diğer dört atlı tarafından ezilmesini engelliyor ama 5 katı kullanmak şartıyla. Yani bir kez eleştirdiyseniz 5 kez övmeniz gerekiyor.

İyi bir iletişim kurmak, ekibinizle ve çevrenizle çatışmalar yaşamak istemiyorsanız bir lider olarak ilk iki atlı’dan uzak durmanızı tavsiye ederim.

Sağlıklı iletişimler:)

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.